YDP Genel Başkanı ve görevden alınan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, partisinin hükümetten çekildiğini açıkladığı basın toplantısının ardından, YDP binasında çalışan bir personelin kendisine yönelttiği soruları yanıtladı.

Arıklı ile YDP çalışanı arasında gerçekleşen soru-cevapta; Limanlar Dairesi, gemi kaptanının ehliyeti, FİLOJET’in teknik yeterliliği, Türk Loydu’nun denetimi, kazanın ardından neden açıklama yapılmadığı, ailelerin durumu ve siyasi sorumluluk başlıkları ele alındı.

“LİMANLAR DAİRESİ MÜDÜRLERİNİ SİZ Mİ ATADINIZ?”

YDP çalışanının, Limanlar Dairesi Müdürü’nün Arıklı tarafından atanıp atanmadığını sorması üzerine Arıklı, göreve geldiğinde Hasan Curcioğlu’nun müdür olarak görev yaptığını belirtti.

Curcioğlu’nun CTP döneminde göreve başladığını, UBP döneminde de görevine devam ettiğini aktaran Arıklı, kendi döneminde yaklaşık iki buçuk yıl birlikte çalıştıklarını söyledi.

Curcioğlu’nun emekliye ayrılmasının ardından yerine Emsal Emirzadeoğulları’nın getirildiğini belirten Arıklı, Emsal Emirzadeoğulları’nın kurum içerisinden gelen ve görevin gerektirdiği şartları taşıyan bir isim olduğunu ifade etti.

“KAPTANI TANIMAM, HAYATIMDA DA GÖRMEDİM”

Kaptanın ehliyeti ve FİLOJET’in teknik yeterliliği konusunda kendisine verilen bilgiyi de açıklayan Arıklı, “Ben kaptanı tanımam, hayatımda da görmedim.” dedi.

Limanlar Dairesi tarafından kendisine kaptanlık belgesinin IMO mevzuatına uygun olduğu yönünde bilgi verildiğini belirten Arıklı, kaptanın 25 yıllık bir kaptan olduğunu ve Akgünler dahil birçok şirkette çalıştığını söyledi.

Arıklı, Honduras tarafından verilen belgenin sorun olarak değerlendirilmesi hâlinde, bu belgenin kendisinden önceki bakanlar döneminde neden sorgulanmadığının da sorulması gerektiğini savundu.

TÜRK LOYDU TARTIŞMASI

FİLOJET’in teknik işlemlerinin tamamının kendisi tarafından takip edilmesinin mümkün olmadığını belirten Arıklı, Limanlar Dairesi’nin de gemide gerçekleştirilen her teknik işlemin ayrıntısını doğrudan takip etmediğini söyledi.

Dairenin, Türk Loydu tarafından gemi için düzenlenen geçerlilik ve uygunluk belgelerine baktığını ifade eden Arıklı, FİLOJET’in yaklaşık iki buçuk ay önce Türk Loydu tarafından denetlendiğini ve gerekli belgeleri aldığını belirtti.

Yaşanan tartışmalar nedeniyle Türk Loydu yetkililerini ülkeye davet ettiğini söyleyen Arıklı, gemide hangi incelemelerin yapıldığının, hangi belgelerin düzenlendiğinin ve Türk Loydu’nun sorumluluk alanının yetkililer tarafından açıklanacağını kaydetti.

“BAŞBAKAN AÇIKLAMA YAPMAMAMIZI İSTEDİ”

YDP çalışanının, ellerindeki bilgiler mevcutken kazadan sonra neden açıklama yapılmadığını sorması üzerine Arıklı, kazanın ertesi günü basın toplantısı düzenlemeyi planladıklarını söyledi.

Ancak Başbakan Ünal Üstel’in o aşamada bilgi paylaşılmasını doğru bulmadığını ve basın açıklaması yapılmamasını istediğini belirten Arıklı, bu nedenle açıklama yapmadıklarını ifade etti.

Arıklı, daha sonra çok sayıda iddianın ortaya çıkması üzerine bunlara ilişkin yanıtları parça parça vermek durumunda kaldıklarını söyledi.

AİLELERİN YANINDA NEDEN DEĞİLDİ?

YDP çalışanının, günlerce Girne Limanı’nda bekleyen ailelerin yanında neden bulunmadığını sorması üzerine Arıklı, ailelerin çok büyük bir acı içerisinde olduğunu ve doğal olarak öfkeli olduklarını belirtti.

Kendilerinin limana gitmesinin gerilimi artırabileceğini düşündüklerini ifade eden Arıklı, bir arbede yaşanması ihtimalini de göz önünde bulundurduklarını söyledi.

Arıklı, ailelerin acısını daha da artıracak bir ortam oluşmasını istemediklerini belirtti.

“AİLELER SAHİPSİZ BIRAKILMADI”

Devletin aileleri özel işletmelerin yardımına bıraktığı yönündeki değerlendirmeye de yanıt veren Arıklı, ailelerin sahipsiz bırakılmadığını savundu.

Girne Belediyesi’nin bölgede bulunduğunu, Lord’s Palace’ın da yardımcı olmak istediğini belirten Arıklı; Sağlık Bakanlığı ve yardım sağlayabilecek diğer kamu kurumlarının da devrede olduğunu söyledi.

Aileler için konaklama imkânı ayarlandığını belirten Arıklı, bazı ailelerin yakınlarından haber alma umuduyla limandan ayrılmak istemediğini ve konaklama imkânına rağmen limanda beklemeyi tercih ettiğini ifade etti.

🔴 “SİYASİ SORUMLULUK EN TEPEDEN BAŞLAMAZ MI?”

Soru-cevap bölümünün en dikkat çeken kısmında ise siyasi sorumluluk konusu gündeme geldi.

Soru: Siyasi sorumluluk en tepedeki makamda değil midir?

Erhan Arıklı:
“Eğer ‘Benim altımdaki herkesin yaptığı her şeyden ben sorumluyum’ deniyorsa, o zaman bu mantığı yukarıya doğru da işletmek gerekir. Ben Başbakan’a bağlı bir Bakanım. O zaman Ünal Üstel de benden sorumludur.”

Arıklı, sorumluluktan kaçmadığını da özellikle vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sorumluluktan kaçtığımı söylemiyorum. Eğer benim hukuki veya adli bir sorumluluğum varsa ortaya çıkarılsın. Ama sorumluluk zinciri yalnızca Bakan seviyesinde kesilemez.”

Arıklı ayrıca, bir Bakanın kendisine bağlı bütün kurumlarda çalışan her personelin yaptığı her işlemi tek tek takip etmesinin mümkün olmadığını belirterek, devlet yönetiminde kademeli bir sorumluluk yapısının bulunduğunu söyledi.

Bu kapsamda, Bakanın altında daire müdürünün, onun altında ise farklı sorumluların bulunduğunu belirten Arıklı, herkesin kendi görev alanından ve kendi altındaki işleyişten sorumlu olduğunu ifade etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir