Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, gayrimenkul sektörüne ilişkin yaptığı açıklamada hükümetin sektörü “yapboz politikalarıyla” yönettiğini savunarak, sürekli değişen kuralların yatırımcı güvenini sarstığını belirtti.
Sosyal medya hesabı üzerinden yazılı açıklama yayımlayan Ekinci, gayrimenkul sektörünün yalnızca inşaat alanını değil; turizm, bankacılık, hizmet sektörü ve küçük esnafı da doğrudan etkilediğini ifade etti. Bu nedenle sektörün kısa vadeli ve günü kurtarmaya yönelik kararlarla yönetilemeyeceğini kaydetti.
Ekinci, yabancıların taşınmaz mal edinimi konusunda hükümetin kalıcı ve güven veren bir sistem oluşturamadığını ileri sürerek, sürekli değişen uygulamaların piyasada ciddi bir güvensizlik ortamı yarattığını söyledi.
“SEKTÖRÜN EN BÜYÜK SORUNU GÜVEN EKSİKLİĞİ”
Açıklamasında yatırımcıların en büyük kaygısının kuralların sürekli değişmesi olduğunu belirten Ekinci, bürokratik süreçlerde yaşanan belirsizliklerin hem yabancı hem de yerli yatırımcı açısından ciddi risk oluşturduğunu dile getirdi.
Müteahhitlerin ve sektör temsilcilerinin yurt dışına çıkışlarda yaşadığı sorunlara da değinen Ekinci, oluşan korku ve endişe ortamını yakından takip ettiklerini ifade etti.
“Bu ülkede yatırım yapan ve istihdam sağlayan insanların kendilerini yalnız hissetmesi kabul edilemez” diyen Ekinci, devletin görevinin sektörünü korumak, hukuki zemini güçlendirmek ve uluslararası riskleri doğru yönetmek olduğunu vurguladı.
TDP’DEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
TDP’nin çözüm önerilerini de paylaşan Ekinci, yabancı taşınmaz edinim süreçlerinin sade, şeffaf ve uzun vadeli bir sisteme bağlanması gerektiğini belirtti.
Bakanlar Kurulu izin süreçlerinin dijitalleşmesi, tapu işlemlerinin standart hale getirilmesi ve off-plan satışlarda yatırımcı güvenliğini sağlayacak “emanet hesap” sisteminin uygulanması gerektiğini ifade eden Ekinci, elde edilen gelirlerin altyapı, sağlık, eğitim ve şehirleşme yatırımlarına yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ekinci, “Bizim yaklaşımımız kontrolsüz büyüme değil, kurallı ve planlı büyümedir. Kuzey Kıbrıs’ın ihtiyacı korku iklimi değil, güven iklimidir” ifadelerini kullandı.
