CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, seçim yasakları öncesinde alınan Bakanlar Kurulu kararlarını eleştirdi. İncirli, kamu kaynaklarının siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğini belirterek, seçim yasaklarına kısa süre kala yoğunlaşan işlemlerin toplumda soru işaretleri yarattığını savundu.
“BU KADAR ZAMANDIR AKLINIZ NEREDEYDİ?”
İncirli, 5 ve 6 Ekim tarihlerinde Bakanlar Kurulu’ndan toplam 150 karar çıktığını belirterek, uzun süredir bekleyen işlemlerin seçim yasaklarına kısa süre kala hızla sonuçlandırılmasını eleştirdi.
Yurttaşların hak ettikleri hizmetleri almasına karşı olmadıklarını vurgulayan İncirli, söz konusu işlemlerin neden daha önce yapılmadığını sorguladı.
Devlet daireleri, bankalar ve kaymakamlıklarda yoğunluk yaşandığını belirten İncirli, işlemlerin son dakikaya bırakılmasının hem yurttaşları hem de kamu çalışanlarını mağdur ettiğini söyledi.
“YAPILAN İŞLEMLERİ İNCELEYECEĞİZ”
Kırsal kesim arazileri, terfiler, atamalar ve istihdamlarda ayrımcılık yapıldığı yönünde iddialar bulunduğunu ifade eden İncirli, göreve gelmeleri halinde alınan kararların hukuki, idari ve mali açıdan inceleneceğini açıkladı.
İncirli, incelemelerde işlemlerin şeffaf, adil ve hukuka uygun şekilde yapılıp yapılmadığının değerlendirileceğini belirterek, hukuka uygun işlemler açısından herhangi bir sorunlarının bulunmadığını söyledi.
“KAMU KAYNAKLARI HALKINDIR”
Kamu kaynaklarının siyasi partilerin tasarrufunda olmadığını vurgulayan İncirli, bu kaynakların toplumun tamamına adalet ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde dağıtılması gerektiğini ifade etti.
İncirli, seçim sonrasında hükümetin yaptığı işlemlerin hesabının sorulacağını savunarak, birçok konuda inceleme yapılacağını dile getirdi.
İNCİRLİ’DEN KIB-TEK MESAJI: “İNSANLARIN CANI BU KADAR DEĞERSİZ OLAMAZ”
İncirli, Meclis konuşmasında KIB-TEK’te meydana gelen iş kazası ve devam eden grev sürecine de değindi.
İş kazasında yaralanan çalışana geçmiş olsun dileklerini ileten İncirli, enerji sektöründe meydana gelen kazaların gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemleriyle azaltılabileceğini söyledi.
“RİSK ANALİZLERİ MUTLAKA YAPILMALI”
KIB-TEK gibi elektrik ve enerji alanında faaliyet gösteren bir kurumda risk analizlerinin eksiksiz yapılması gerektiğini belirten İncirli, teknik personelin düzenli eğitimlerden geçirilmesi ve çalışanlara uygun koruyucu ekipman sağlanmasının önemine dikkat çekti.
İncirli, “İnsanların canı bu kadar değersiz olamaz” diyerek, KIB-TEK’in çalışanların iş sağlığı ve güvenliğini sağlama konusunda doğrudan sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.
“ÇALIŞANIN GÜVENLİĞİYLE HALKIN ENERJİ İHTİYACI BİRBİRİNE BAĞLIDIR”
Kurum içerisindeki atama ve terfilerin KIB-TEK’in kapasitesini zayıflattığını savunan İncirli, çalışanların güvenli koşullarda görev yapmasının aynı zamanda enerji arz güvenliği açısından da önem taşıdığını söyledi.
Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ile halkın enerji ihtiyacının birbirine karşı olmadığını, aksine doğrudan bağlantılı olduğunu belirten İncirli, çalışanların güvenliğinin sağlanmaması durumunda enerji hizmetinin de sağlıklı şekilde sürdürülemeyeceğini ifade etti.
İncirli ayrıca, yaşanan süreçte KIB-TEK çalışanları ile halkın karşı karşıya getirildiğini savunarak, bunun sorunların çözümüne katkı sağlamayacağını söyledi.







