Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Hakikat Web TV’de Güven Arıklı’nın konuğu olarak çalışma hayatı, hükümetin icraatları ve Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
40 DERECE ÜZERİNDE SICAKLIKTA ÇALIŞMAYA SINIRLAMA
Hava sıcaklıklarının 40 derecenin üzerine çıktığına dikkat çeken Hasipoğlu, 12.00-16.00 saatleri arasında açık alanlarda işçi çalıştırılmasına izin vermediklerini söyledi.
Denetimlerde öncelikle işverenlerin uyarıldığını belirten Hasipoğlu, ihlallerin tekrarlanması halinde ceza uygulandığını ve süreç içerisinde bazı inşaatların mühürlendiğini açıkladı.
15 Ağustos’a kadar geçerli olan uygulamanın, sıcaklıkların aynı seviyede devam etmesi halinde uzatılabileceğini kaydetti.
“SÖZ VERDİYSEK YAPTIK”
UBP’nin dört yıllık hükümet dönemini de değerlendiren Hasipoğlu, Başbakan Ünal Üstel ile birlikte sahadan kopmadıklarını, köyleri, kulüpleri, örgütleri ve vatandaşları ziyaret ettiklerini ifade etti.
Yaklaşan seçimler öncesindeki ziyaretleri “final turu” olarak nitelendiren Hasipoğlu, kırsal kesim arsaları, mandıra yerleri ve altyapı başta olmak üzere dört yıl önce verilen sözlerin büyük bölümünün yerine getirildiğini savundu.
Hasipoğlu, “Ünal Üstel ve Ulusal Birlik Partisi söz verdiyse yapar” ifadelerini kullanarak hastane, okul, yol, soğuk hava deposu ve Ercan Havalimanı yatırımlarını hükümetin icraatlarına örnek gösterdi.
ÇALIŞANLARIN GERÇEK MAAŞI ÜZERİNDEN PRİM HEDEFİ
Çalışma hayatına yönelik yeni düzenlemeler hakkında da bilgi veren Hasipoğlu, maaşların banka üzerinden ödenmesi ve meslek kodlarının uygulanmasıyla çalışanların gerçek kazançları üzerinden primlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Her meslek için ayrı kod ve barem oluşturulacağını belirten Hasipoğlu, “Kimse bir doçenti ya da 30 yıllık bir basın emekçisini asgari ücretten gösteremeyecek” dedi.
Gerçek maaş üzerinden prim yatırılmasının çalışanların emeklilik hakları ve Sosyal Sigortalar açısından önemli olduğunu vurguladı.
“FEDERASYON BİZİM İÇİN BİTMİŞTİR”
Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hasipoğlu, federasyon modelinin mevcut BM parametreleriyle sonuç üretmeyeceğini savundu.
Rum tarafının yeniden müzakere masasına dönmesi halinde Crans-Montana’da kalınan noktadan ve Guterres Çerçeve Belgesi üzerinden bir sürecin gündeme gelebileceğini ifade eden Hasipoğlu, Rum tarafının adanın yönetimini ve doğal kaynaklarını Kıbrıs Türkleriyle paylaşma niyetinde olmadığını ileri sürdü.
Toprak ve garantiler konusunda UBP’nin tutumunun net olduğunu belirten Hasipoğlu, “Artık bir karış toprak vermeyiz” diyerek Güzelyurt, Karpaz’daki köyler, Mesarya’daki sınır köyleri ve Maraş’ın yeniden müzakere konusu yapılmasına karşı olduklarını söyledi.
Hasipoğlu, Türkiye’nin garantörlüğü ile toprak konusunun UBP’nin kırmızı çizgileri olduğunu vurgulayarak, “Federasyon bizim için bitmiştir. Hakkımız olan müktesep egemenliğimizi kabul etmeleri gerekir” ifadelerini kullandı.



