Yarın Dünya Çocuk Günü…
Çocuklar, toplumların geleceği, ailelerin en kıymetli varlıkları ve yarınlarımızın teminatı olarak görülüyor. Kıbrıs Türk toplumunda ise çocukların yeri her zaman ayrı oldu. Öyle ki, “Çocuk” denildiğinde akan sular durur; Kıbrıslı Türk, kendi yemese de çocuğuna yedirir, kendi giymese de çocuğunu giydirir.
Ancak günümüzde çocuklara sadece fiziksel ihtiyaçlarını sağlamak yeterli mi?
Teknolojinin hayatın merkezine yerleştiği çağımızda, çocuklar artık çok küçük yaşlardan itibaren telefonlar, tabletler ve ekranlarla büyüyor. Restoranlarda, kafelerde ve sosyal ortamlarda sıkça karşılaşılan bir manzara var: Anne ve babalar sohbet ederken çocukların elinde ekranlar…
Elbette teknolojiyi tamamen hayatın dışına itmek mümkün değil. Ancak dünyanın birçok ülkesinde eğitimciler ve uzmanlar yeniden kitaplara, kaleme, kağıda ve fiziksel öğrenme araçlarına dönüşü tartışıyor.
Uzmanlar, ekran süresinin artmasının çocukların dikkat, odaklanma ve okuma alışkanlıkları üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekerken, kitapların ise hâlâ çocukların gelişiminde en önemli araçlardan biri olduğuna vurgu yapıyor.
Bu nedenle Dünya Çocuk Günü’nde çocuklara verilebilecek en anlamlı hediyelerden biri yine kitap olarak öne çıkıyor.
Bir kitabın sayfalarını çevirmek, hayal kurmak, düşünmek, sorgulamak ve yeni dünyalar keşfetmek demektir.
Belki de bugün çocuklarımıza verebileceğimiz en değerli armağan, onların hayatına yeni bir kitap kazandırmaktır.
Çünkü en kıymetlilerimize verilecek en kıymetli hediye hâlâ kitaptır.
