Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’nun (YÖDAK) 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin açıklamasını eleştirdi.
Kırk yılı aşkın süredir yükseköğretim alanında bulunduğunu belirten Akpınar, KKTC üniversitelerinin yalnızca yerleşen öğrenci sayıları üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını savundu.
📊 “YÖDAK BİR SIRALAMA KURULUŞU DEĞİLDİR”
YÖDAK’ın temel görevinin yükseköğretimi planlamak, denetlemek, akredite etmek ve koordine etmek olduğunu belirten Akpınar; program ve kontenjan sayıları, burs politikaları, barınma olanakları ve kamu destekleri gibi kriterlerin de değerlendirmeye alınması gerektiğini ifade etti.
Akpınar, “KKTC yükseköğretiminin geleceği, üniversiteleri alt alta sıralayıp ‘ilk üç’ ilan etmek kadar basit bir mesele değildir” dedi.
🎓 “AYNI ŞARTLARDA YARIŞMAYAN ÜNİVERSİTELER KIYASLANAMAZ”
YÖDAK’ın açıklamasında LAÜ, YDÜ ve DAÜ’nün en fazla öğrencinin yerleştiği üç üniversite olarak öne çıkarıldığını hatırlatan Akpınar, üniversitelerin toplam kontenjanlarının da dikkate alınması gerektiğini savundu.
Akpınar’ın paylaştığı verilere göre LAÜ’ye 3 bin 450, YDÜ’ye 3 bin 652 ve DAÜ’ye 3 bin 618 kontenjan ayrıldı. Bu üç üniversitenin toplam kontenjanı 10 bin 720’ye ulaştı.
KKTC genelindeki 18 bin 13 kontenjanın yaklaşık yüzde 59,5’inin bu üç üniversitede bulunduğuna dikkat çeken Akpınar, “Kontenjanın nerede yoğunlaştığını açıklamadan öğrencinin nerede yoğunlaştığını açıklayamazsınız” ifadelerini kullandı.
📍 “PEKİ GAÜ VE UKÜ NEREDE?”
2026-YKS yerleştirmelerinde Girne Amerikan Üniversitesi’nin dördüncü, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nin ise beşinci sırada bulunduğunu belirten Akpınar, ilk beş üniversitenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Akpınar, program çeşitliliği, sağlık programlarının bulunup bulunmaması ve kamu desteklerinden yararlanma gibi farklılıkların da üniversiteler arasındaki rekabet değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
📈 “BAŞARI VARSA ÖNCELİKLE ÜNİVERSİTELERİMİZİNDİR”
KKTC üniversitelerine toplam 11 bin 555 öğrencinin yerleşmesinin önemli olduğunu belirten Akpınar, bu başarıdaki asıl payın üniversitelere ait olduğunu savundu.
Üniversitelerin kendi kaynaklarıyla uluslararası tanıtım yaptığını, burs ve barınma imkanları oluşturduğunu, akademisyen yetiştirdiğini ve uluslararası akreditasyon için çalışmalar yürüttüğünü belirten Akpınar, kamu kurumlarının üniversitelerin bireysel başarılarının arkasına saklanmaması gerektiğini söyledi.
🎯 “KKTC’NİN 2030 YÜKSEKÖĞRETİM STRATEJİSİ NEDİR?”
Akpınar, YÖDAK, Milli Eğitim Bakanlığı ve hükümete KKTC’nin 2030 yükseköğretim stratejisinin ne olduğunu sordu.
Öğrenci sayısı hedeflerinden uluslararası öğrenci pazarlarına, akreditasyon teşviklerinden yeni ülkelerle yapılacak anlaşmalara kadar kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç olduğunu belirten Akpınar, yükseköğretimin ülkenin en stratejik sektörlerinden biri olduğunu vurguladı.
🌍 “ÜNİVERSİTELER KENDİ KADERLERİNE TERK EDİLEMEZ”
Yükseköğretimin binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağladığını belirten Akpınar, sektörün konut, ulaşım, ticaret ve turizm başta olmak üzere ekonominin birçok alanını etkilediğini ifade etti.
Akpınar, Güney Kıbrıs’ın KKTC üniversitelerine yönelik uluslararası girişimlerinin sürdüğü bir dönemde devletin yükseköğretimi tek bir ulusal strateji altında dünyaya taşıması gerektiğini savundu.
📢 “ASIL MESELE POLİTİKA ÜRETMEKTİR”
Akpınar, üniversitelerin yalnızca öğrenci sayılarına göre sıralanması yerine kontenjan başına yerleşme, burs oranları, program dağılımı, kamu destekleri, uluslararası öğrenci oranları, akreditasyonlar, bilimsel üretim ve mezun istihdamı gibi göstergelerin de kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti.
Akpınar açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Rakam açıklamak kolaydır. Asıl mesele politika üretmektir. Bugün tartışmamız gereken kimin birinci, kimin dördüncü olduğu değildir. KKTC yükseköğretiminin dünyada nerede olduğu ve nereye götürüleceğidir.”




