Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Toplumcu Demokrasi Partisi’nin hedefleri ve ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çeler, Kuzey Kıbrıs TV’de Elif Şen Çatal’ın hazırlayıp sunduğu programa konuk olarak siyasi tablo, ekonomi, yargı, seçim süreci ve olası hükümet senaryoları hakkında kapsamlı açıklamalar yaptı.
“TDP SADECE ALTERNATİF DEĞİL, GÜVEN İNŞA EDECEK GÜÇTÜR”
Toplumda değişim talebinin giderek büyüdüğünü belirten Çeler, TDP’nin köklü siyasi geleneği, kadroları ve politika üretme kapasitesiyle bu değişimi gerçekleştirebilecek yapıya sahip olduğunu söyledi. Partinin yalnızca eleştiren değil, çözüm üreten bir anlayışla hareket ettiğini vurgulayan Çeler, “TDP düzenin parçası değil, düzeni değiştirmeyi hedefleyen bir partidir” dedi.
Yaklaşan seçim sürecine de değinen Çeler, yapılacak seçimin artık “erken seçim” değil “geç kalmış seçim” olduğunu ifade ederek, sandık sonucunun ülkedeki değişimin başlangıç noktası olacağını kaydetti.
“TOPLUMUN VERECEĞİ HER OY BİR EMANETTİR”
Çeler, TDP’ye verilecek oyların bir güven ve sorumluluk anlamı taşıdığını belirterek, partinin bu desteği emanet olarak gördüğünü dile getirdi. Eğitimden sağlığa, ekonomiden üretime kadar her alanda somut politika hazırlıkları yürüttüklerini belirten Çeler, hedeflerinin temiz, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını hayata geçirmek olduğunu söyledi.
Devletin üst kademelerine kadar yansıyan yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının toplumda siyasete olan güveni ciddi biçimde sarstığını ifade eden Çeler, bu ortamda sistemin sürdürülebilirliğinin tartışmalı hale geldiğini vurguladı. Güvenin yeniden inşa edilmesinin temel öncelikleri olduğunu belirtti.
KOALİSYON MESAJI: BENZERLİKLERİMİZİ DOĞRU KULLANMALIYIZ
Olası hükümet senaryolarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çeler, toplumun beklentisinin geniş tabanlı ve çözüm odaklı bir yönetim olduğunu söyledi. Siyasi partiler arasında çatışma yerine ortak politikaların önceden konuşulmasının daha sağlıklı olacağını ifade eden Çeler, olası bir TDP–CTP iş birliğinin toplumsal beklenti olarak öne çıktığını kaydetti.
Çoğulcu demokrasinin önemine dikkat çeken Çeler, iki partili bir yapıya yönelmenin demokratik temsil açısından risk oluşturabileceğini belirtti.
“TEMİZ YÖNETİM MÜMKÜNDÜR”
Yerel yönetimlerde temiz ve hesap verebilir yönetimin mümkün olduğuna işaret eden Çeler, bunun en somut örneklerinden birinin Mehmet Harmancı yönetimindeki Lefkoşa Türk Belediyesi olduğunu söyledi.
Harmancı’nın üç dönemdir belediye başkanlığı görevini yürüttüğünü hatırlatan Çeler, bu süre boyunca yüzlerce ihale ve çok sayıda proje gerçekleştirilmesine rağmen herhangi bir yolsuzluk ya da şaibenin gündeme gelmediğini vurguladı. Bu modelin ülke genelinde uygulanabileceğini belirtti.
TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER VE EKONOMİ POLİTİKASI
Çeler, Türkiye ile ilişkilerin çatışma değil doğru iletişim zemini üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Ülkenin sosyolojik yapısının korunmasının temel öncelik olduğunu belirten Çeler, ulusal sermayenin korunmasının devlet politikası olması gerektiğini söyledi.
İletişim, enerji ve su gibi stratejik sektörlerin kamusal denetim altında tutulmasının önemine dikkat çeken Çeler, ekonomik modelin sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda temelinde şekillendirilmesi gerektiğini kaydetti.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE REFERANDUM SÜRECİ
Anayasa değişikliği tartışmalarına da değinen Çeler, geçici 10. madde olmadan herhangi bir anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesine destek vermelerinin mümkün olmadığını söyledi. Yargının ihtiyaç duyduğu teknik düzenlemelere ilkesel olarak karşı olmadıklarını belirten Çeler, bu süreçlerin şeffaf, toplumun açık biçimde bilgilendirildiği ve güven veren bir zeminde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Referandum süreçlerinde toplumsal bilgilendirmenin hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Çeler, aksi halde yeterli toplumsal desteğin sağlanamayacağını ifade etti.
