Kudret Özersay, Orta Doğu’da İran’a yönelik saldırılar sonrası artan gerilimin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti açısından doğrudan ve dolaylı riskler barındırdığını söyledi.

Halkın Partisi Genel Başkanı Özersay, “Lafı dolandırıp büyük devlet adamı edasıyla açıklama yapanlara bakmayın. Tam anlamıyla güvende olduğumuz söylenemez.” ifadelerini kullandı.

“KIBRIS DA HEDEF OLABİLİR”

Özersay, 2019 yılında Suriye’den fırlatılan bir hava savunma füzesinin Beşparmak Dağları’na düştüğünü hatırlatarak, bölgesel çatışmaların Kıbrıs’ı doğrudan etkileyebileceğini vurguladı. Ayrıca 2024 yılında Hamas ve Hizbullah’ın Güney Kıbrıs’a yönelik tehditlerini anımsattı.

İran’ın yalnızca İsrail’e değil, ABD üslerine yönelik de misillemeler yaptığını belirten Özersay, Kıbrıs’taki İngiliz üsleri ile ABD’nin kullandığı tesislerin potansiyel hedefler arasında olabileceğini savundu. Yanlış hedefleme ya da teknik bir hata sonucu KKTC’nin de risk alanı içinde kalabileceğini ifade etti.

İnsansız hava araçları ve füze saldırılarının yanı sıra farklı yöntemlerin de ihtimal dahilinde olduğunu dile getiren Özersay, mevcut konjonktürde dikkatli olunması gerektiğini kaydetti.

“SİYASİ TERCİHLER RİSKİ ARTIRIYOR”

Kıbrıs’ın risk altında olmasının nedenlerinden birinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin izlediği politikalar olduğunu öne süren Özersay, askeri üsler ve silahlanma adımlarının adayı daha kırılgan hâle getirdiğini savundu.

Petrol fiyatlarındaki dalgalanma ile turizm ve ticarette yaşanabilecek olası daralmaya da dikkat çeken Özersay, “Uluslararası ilişkilerde öngörülebilirliğin azaldığı, istikrarsız bir dönemin tam içindeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir