Lefkoşa’nın Köşklüçiftlik mahallesinde 1950’li yılların sonunda inşa edilen Muharrem Apartmanı, yalnızca bir konut yapısı değil; Kıbrıslı Türk toplumunun dönüşümünü yansıtan yaşayan bir hafıza mekânı olarak öne çıkıyor. Kent araştırmacısı Özlem Ünsal’ın “Kat Bilgisi: Lefkoşa’nın kuzeyinden apartman öyküleri” projesi kapsamında gün yüzüne çıkan apartmanın çok katmanlı hikâyesi, Lefkoşa’nın yakın tarihine ışık tutuyor.
Aslen Peristeronalı kunduracı Muharrem Sıtkı tarafından 1959 yılında inşa ettirilen bina, dönemin modern konut anlayışını temsil ediyordu. Dört katlı apartmanın her katında dört daire bulunurken, zemin katında çeşitli işletmeler yer aldı. İlk yıllarında İngiliz ve Türk bürokratlara ev sahipliği yapan daireler, beyaz eşyalarıyla birlikte adeta “apart otel” mantığıyla kiralanıyordu.
1963 toplumlar arası olaylarıyla birlikte apartmanın kaderi değişti. Yüksekliği nedeniyle riskli görülen bina bir süre boşaltıldı. Ardından göç eden Kıbrıslı Türk aileler ve Lefkoşalılar tarafından yeniden yaşam alanına dönüştürüldü. 1964 sonrası ise en üst iki kat mücahitlerin kullanımına verildi. Böylece Muharrem Apartmanı, sivil yaşamla askeri varlığın iç içe geçtiği bir mekâna dönüştü.
Ünsal’ın aktardığı sözlü tanıklıklar, apartmanın yalnızca bir yapı değil, güçlü bir dayanışma kültürünün sahnesi olduğunu gösteriyor. Geniş koridorlarında çocukların bisiklet öğrendiği, kapı önlerinin birlikte süpürüldüğü, komşuluk ilişkilerinin “geniş aile” hissi yarattığı bir yaşam biçimi anlatılıyor. Özellikle çocuklu ailelerin yoğun olduğu dönemlerde apartman, kolektif bir hayatın merkezine dönüşüyor.
1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında sınır hattında kalması nedeniyle bina yeniden boşaltıldı. Sonrasında gazeteci ve yazarların yerleştiği apartman, bir dönem Lefkoşa basın dünyasının önemli isimlerine ev sahipliği yaptı. Ortam Gazetesi matbaasının zemin kata taşınmasıyla bina aynı zamanda fikir ve siyaset çevrelerinin uğrak noktası haline geldi. Ahmet Okan, Sabahattin İsmail ve Özker Yaşın gibi isimler burada yaşadı. Şair Neşe Yaşın ise “Hangi Yarısını?” şiirini bu apartmanda kaleme aldı.
1980’lerin sonu ve 1990’ların başında Türkiye’den gelen göç dalgasıyla birlikte apartmanın sakin profili yeniden değişti. Bakımsızlık ve düşük kiralar nedeniyle daha dar gelirli ailelerin yerleştiği bina, zaman içinde kullanım dışı kaldı.
Ünsal, Muharrem Apartmanı’nın yaşam döngüsünün Kıbrıslı Türk toplumunun tarihsel kırılmalarını aynaladığını vurguluyor: “Oradaki yaşam döngüsüne bakıp çatışmalar öncesi, çatışmalar sonrası ve göç dalgasının ertesindeki Lefkoşa’yı izleyebiliyoruz.”
Arşiv belgeleri, hava fotoğrafları ve gazete ilanlarıyla desteklenen çalışma, sözlü tarihin önemini de ortaya koyuyor. Apartmanın inşa tarihine ilişkin resmi belgelerde 1962 yılı görülmesine rağmen, 1959 tarihli bir gazete ilanı ve aile tanıklıkları gerçeği gün yüzüne çıkarıyor. Bu durum, toplumsal hafızanın yazılı kayıtlara nasıl katkı sunduğunu gösteriyor.
Uzun süredir atıl durumda olan Muharrem Apartmanı, Lefkoşa’nın çok katmanlı geçmişini taşıyan önemli bir simge olarak hak ettiği ilgiyi bekliyor. Kent belleğinde derin izler bırakan bu yapı, yalnızca bir apartman değil; bir dönemin, bir toplumun ve bir şehrin hikâyesi olarak ayakta duruyor.
