Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), son dönemde özellikle telekomünikasyon alanı başta olmak üzere kamu yönetiminde gündeme gelen protokoller, sözleşmeler ve idari karar süreçlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, kamu adına imzalanan uluslararası ve uzun vadeli anlaşmaların yalnızca teknik değil; hukuki, ekonomik ve toplumsal sonuçlar doğurduğuna dikkat çekildi.

TDP, Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarını zedeleyebilecek her türlü düzenlemenin titizlikle incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, kamu aleyhine sonuç doğuran hiçbir protokolün dokunulmaz olmadığını belirtti.

“KAMUNUN ALEYHİNE OLAN HİÇBİR PROTOKOL DOKUNULMAZ DEĞİLDİR”

Açıklamada, mevcut hükümet tarafından imzalanan sözleşmelerin hukuka uygunluk, kamu yararı ve şeffaflık ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. İdarenin attığı imzaların denetim dışı olamayacağı kaydedilerek, kamu kaynaklarını, altyapısını veya stratejik alanlarını ilgilendiren anlaşmaların toplumun bilgisi dışında, kapalı süreçlerle yürürlüğe konulmasının ciddi soru işaretleri yarattığı belirtildi.

“HUKUKA AYKIRILIKLAR İNCELENECEK, GEREKİRSE İPTAL SÜREÇLERİ İŞLETİLECEK”

TDP, iktidara gelmeleri halinde kamu aleyhine sonuç doğuran protokollerin hukuki zeminde yeniden ele alınacağını açıkladı. Açıklamada, idarenin tek taraflı işlemlerini geri almasının hukuk devletinin temel araçlarından biri olduğuna dikkat çekilerek, kamu yararına aykırı, rekabeti ortadan kaldıran, yerel yapıyı zayıflatan veya ülkenin ekonomik egemenliğini zedeleyen anlaşmaların bağlayıcılığının mutlak olmadığı ifade edildi.

İdarenin, hukuka aykırı veya kamu zararına yol açan işlemlerini geri alma, iptal etme ve yeniden düzenleme yetkisine sahip olduğu vurgulandı.

“SORUMLULUK YALNIZCA İMZA ATMAKLA BİTMEZ”

Açıklamada ayrıca, kamu adına imza atan yetkililerin hukuki ve idari sorumluluğuna işaret edilerek, kamu zararına yol açabilecek sözleşmelerde hesap verebilirliğin esas olduğu belirtildi. Olası tazminat ve yükümlülük maddelerinin hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda inceleneceği kaydedildi.

TDP, kamu aleyhine doğabilecek mali yüklerin kimlerin kararıyla ve hangi koşullarda ortaya çıktığının ortaya konulacağını, ilgili bürokratlar ve siyasiler aleyhine rücu yoluna gidilerek bu maliyetlerin tahsil edileceğini vurguladı. Bunun, toplumda adalete olan inancın yeniden tesis edilmesi açısından zorunlu olduğu ifade edildi.

Açıklamanın sonunda, stratejik sektörlerde atılacak adımların kısa vadeli idari tercihlerle değil, uzun vadeli kamu yararı ve toplumsal menfaat temelinde şekillenmesi gerektiği belirtilerek, Kıbrıslı Türklerin aleyhine sonuç doğurabilecek hiçbir anlaşmanın sorgulanamaz olmadığı ve iktidara gelinmesi halinde hukuki yollar çerçevesinde iptal ve revizyon süreçlerinin kararlılıkla işletileceği kaydedildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir