ABD Merkez Bankası (Fed), piyasa beklentileri doğrultusunda politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit bıraktı. Ancak karar sürecinde yaşanan gelişmeler, para politikasının geleceğine dair önemli sinyaller verdi.
Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında alınan karar, 11’e karşı 1 oyla kabul edildi. Karara tek karşı oy, 25 baz puanlık faiz indirimi talep eden Yönetim Kurulu üyesi Stephen Miran’dan geldi. Bu durum, Fed içerisinde yaklaşık iki buçuk yıl aradan sonra ilk kez görüş ayrılığı yaşandığını ortaya koydu.
Açıklanan ekonomik projeksiyonlar, orta vadeli beklentilerde dikkat çekici değişimlere işaret etti. 2026 yıl sonu için medyan faiz beklentisi yüzde 3,4 seviyesinde korunurken, 2027 ve 2028 yılları için tahminler yüzde 3,1 olarak açıklandı.
Enflasyon tarafında ise yukarı yönlü revizyonlar öne çıktı. 2026 yılı için PCE enflasyon beklentisi yüzde 2,4’ten 2,7’ye yükseltilirken, çekirdek enflasyon tahmini de yüzde 2,5’ten yüzde 2,7’ye çıkarıldı. Buna karşın Fed’in uzun vadeli enflasyon hedefi yüzde 2 seviyesinde sabit tutuldu.
Makroekonomik göstergelerde ise görece olumlu bir tablo dikkat çekti. İşsizlik oranı beklentisi yüzde 4,4 seviyesinde korunurken, büyüme tahmini yüzde 2,3’ten yüzde 2,4’e yükseltildi. Uzun vadeli büyüme beklentisinin de yüzde 1,8’den yüzde 2,0’a çıkarılması, ekonomik dayanıklılığın sürdüğüne işaret etti.
Fed’in ileriye dönük projeksiyonları, faiz indirimi beklentilerinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. 2026 ve 2027 yıllarında sınırlı da olsa 25 baz puanlık indirimlerin gündeme gelebileceği belirtilirken, bazı üyelerin faizlerin mevcut seviyede kalması ya da artırılması yönünde görüş bildirmesi, politika yapıcılar arasında belirsizliğin sürdüğünü ortaya koydu.
