Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis ile ara bölgede gerçekleştirdiği baş başa görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı’nda basın açıklaması yaparak soruları yanıtladı. Birleşmiş Milletler Barış Gücü Misyon Şefi Khassim Diagne’nin resmi konutunda saat 11.00’de başlayan görüşme yaklaşık bir buçuk saat sürdü.
“Yeniden Bir Araya Geleceğiz”
Erhürman, daha önce önerdikleri çerçevede ilk kez Hristodulidis ile tamamen baş başa bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek toplantının “açık ve samimi” geçtiğini ifade etti.
Görüşmede özellikle Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) başlığı ele alındı. Mevcut çalışmaların hangi aşamada olduğu, hangi alanlarda ilerleme kaydedildiği ve sürecin nasıl hızlandırılabileceği değerlendirildi. Bu kapsamda iki lider, temsilcilerin düzenli temaslarını sürdürmesi ve yakın zamanda yeniden bir araya gelinmesi konusunda mutabık kaldı.
Erhürman, GYÖ’lerde yaşanan gecikmelere dikkat çekerek, Kıbrıslı Rum temsilcinin Kıbrıslı Türk temsilci Mehmet Dânâ’ya süreçlerin tamamlanmasına ilişkin resmi bilgilendirme yapması yönünde ortak karar alındığını açıkladı.
Şap Hastalığı İçin 20 Bin Doz Aşı Talebi
Güney Kıbrıs’ta görülen şap hastalığına ilişkin soru üzerine Erhürman, 20 bin doz aşı talebinin kendilerine ulaştığını belirtti. Tarım Bakanlığı ile yapılan temas sonucunda ilk 10 bin doz aşının en geç yarına, kalan 10 bin dozun ise birkaç gün içinde hazırlanabileceği bilgisinin alındığını kaydetti.
Erhürman, bu yanıtı Hristodulidis’e ilettiklerini belirterek, şap hastalığının ada genelini ilgilendiren ortak bir sorun olduğunu vurguladı. Narenciye sektöründe de benzer risklerin bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, teknik komiteler aracılığıyla eşgüdümlü çalışma yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye ile Ortak Tespit: “Siyasi Eşitlik Şart”
Erhürman, daha önce NTV’ye yaptığı açıklamaları Hristodulidis’e de aktardığını belirtti. Türkiye Cumhuriyeti ile sürece ilişkin hareket noktalarının aynı olduğunu ifade eden Erhürman, bugüne kadar çözüm sağlanamamasının temel nedeninin Kıbrıs Rum liderliğinin yetki ve kaynak paylaşımındaki isteksizliği olduğu yönündeki tespitte ortaklaştıklarını dile getirdi.
Metodolojilerinin birinci maddesinde “Etkili Katılım” ve “Dönüşümlü Başkanlık” ilkeleri çerçevesinde siyasi eşitliğe yer vermelerinin gerekçesinin de bu olduğunu söyledi.
Crans Montana Vurgusu: “Sıfırdan Başlamayalım”
Erhürman, dört maddelik metodolojilerinin ikinci maddesinin, Crans Montana’ya kadar varılan yakınlaşmaların ilkesel olarak kabul edilmesini içerdiğini hatırlattı.
Yeni bir müzakere sürecinin, geçmişte sağlanan uzlaşıları yeniden tartışmaya açmadan başlaması gerektiğini belirten Erhürman, aksi halde sürecin fiilen sıfırdan başlayacağına dikkat çekti. BM nezdinde kayıt altına alınan yakınlaşmaların müzakere masasında ele alınabileceğini ancak yeniden müzakereye açılmaması gerektiğini vurguladı.
Geçiş Kapıları Tartışması: “Haspolat Öncelikli”
Lefkoşa’da ikinci bir yaya geçiş noktası önerisine ilişkin soruyu yanıtlayan Erhürman, mevcut ihtiyacın araçlı ikinci bir geçiş noktası olduğunu söyledi. Metehan’daki yoğunluğa dikkat çeken Cumhurbaşkanı, Haspolat’ta açılması planlanan geçiş noktasının hem Kıbrıslı Türkler hem de Kıbrıslı Rumlar tarafından kullanılacağını ifade etti.
Önceki dönemde gündeme gelen Haspolat, Akıncılar-Kiracıköy ve Eğlence başlıklarında önemli mesafe kaydedildiğini belirten Erhürman, “pişmiş aşa su katmadan” sürecin tamamlanması gerektiğini kaydetti.
Karpaz ve Limasol’daki Öğrenciler
Karpaz’daki Kıbrıslı Rum öğrencileri ziyaret edeceğini açıklayan Erhürman, “Karpaz’daki Kıbrıslı Rum çocuklar da bizim çocuklarımızdır” dedi. Dipkarpaz’da Recep Tayyip Erdoğan Ortaokulu’nu da ziyaret edeceğini belirten Cumhurbaşkanı, tüm çocukların sorunlarını yerinde görerek çözmeye çalıştıklarını ifade etti.
Limasol’daki Kıbrıslı Türk öğrencilerin eğitim meselesine de değinen Erhürman, bu konunun Mehmet Ali Talat döneminden beri gündemde olduğunu hatırlattı. Orada Türk öğrenciler için yalnızca Türkçe ders verilen bir sınıf bulunduğunu belirten Erhürman, çocuklar söz konusu olduğunda mütekabiliyet anlayışını benimsemediklerini söyledi.
“Uluslararası Boyut Artıyor”
Erhürman, Kıbrıs sorununun artık yalnızca toplumlar arası bir mesele olmadığını, bölgesel ve uluslararası boyutunun giderek arttığını ifade etti. Müzakere masası kurulması halinde iki lider ve üç garantör ülkenin yer alacağını belirten Cumhurbaşkanı, bu konudaki tutumlarının net olduğunu vurguladı.
Karma evlilikler, Derinya-Bostancı geçiş noktasında seyrüsefer uygulaması ve diğer teknik başlıkların da gündemde olduğunu belirten Erhürman, bir sonraki görüşmede bu konuların yeniden ele alınacağını söyledi.
Toplantıyı “en açık ve en samimi görüşmelerden biri” olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı, sürecin güven tesisine odaklanarak ilerlemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
