Kıbrıs Türk Sanayi Odası tarafından hazırlanan “Kuzey Kıbrıs – Güney Kıbrıs Fiyat Araştırması Raporu | Mayıs 2026” sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Bağımsız danışmanlık şirketi Prologue Consulting Ltd tarafından hazırlanan araştırmada, iki taraf arasındaki fiyat farkları 74 temel tüketim ürünü üzerinden karşılaştırıldı.

Araştırmaya göre ürünlerin yüzde 79,5’i Kuzey Kıbrıs’ta Güney Kıbrıs’a kıyasla daha düşük fiyatla satılırken, ürünlerin yüzde 20,5’inde ise Güney Kıbrıs’ın daha avantajlı olduğu belirlendi.

Raporda özellikle yerli üretimin bulunduğu sektörlerde fiyat avantajının dikkat çekici seviyelere ulaştığı vurgulandı. Yerli üretimi yapılan ürünlerin yüzde 90’ının Kuzey’de daha ucuz olduğu tespit edilirken, yerli üretimin olmadığı ürünlerde bu oranın yüzde 57’ye düştüğü ifade edildi.

Araştırmanın gerçekleştirildiği dönemde Euro/TL kurunun 51,60 seviyesine çıktığı belirtilen raporda, yerli üretimin yüksek döviz baskısına rağmen fiyatları dengeleyen stratejik bir unsur olduğu kaydedildi. Raporda, “Yerli üretim kapasitesinin korunması ve geliştirilmesi, ithalata bağımlılığın fiyatlar üzerindeki baskısını azaltarak hayat pahalılığı karşısında ekonomide dengeleyici bir çıpa görevi üstlenmektedir” değerlendirmesi yer aldı.

KTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kamacıoğlu ise önsözde yaptığı açıklamada, yerli üretimin ekonomik güvence anlamına geldiğini belirterek, “Yerli üretimi yapılan ürün grubunda ucuzluk oranının yüzde 90’a yükselmesi; hellimden süte, yumurtadan temizlik ürünlerine kadar sanayicimizin halkımızın alım gücünü korumak adına ne denli stratejik bir sorumluluk üstlendiğini teyit etmektedir” ifadelerini kullandı.

Raporda ayrıca kamuoyunda zaman zaman tartışma konusu olan Fiyat İstikrar Fonu’nun (FİF) pahalılığın temel nedeni olmadığı savunuldu. Verilere göre, FİF uygulanan yerli ürünlerin yüzde 90’ının Kuzey Kıbrıs’ta daha ucuz olduğu belirtilirken, fiyatları belirleyen temel etkenlerin yerli üretim kapasitesi, rekabet ortamı ve ölçek ekonomisi olduğu ifade edildi.

Süt ve süt ürünleri grubunun yerli üretimin fiyat istikrarına katkısını en açık şekilde ortaya koyduğu belirtilen çalışmada; uzun ömürlü süt, yoğurt, beyaz peynir, taze kaşar ve hellimin tamamının hem yerli üretimli hem de Kuzey’de daha uygun fiyatlı olduğu kaydedildi. Temizlik ürünlerinde de benzer sonuçların ortaya çıktığı; çamaşır deterjanı, bulaşık deterjanı, çamaşır suyu, şampuan, kâğıt havlu ve tuvalet kağıdı gibi ürünlerde Kuzey’in fiyat avantajı sağladığı belirtildi.

Öte yandan raporda, yerli üretimin bulunmadığı sektörlerde ithalata bağımlılığın fiyatları yükselttiğine dikkat çekildi. Navlun, sigorta ve liman giderleri gibi döviz bazlı maliyetlerin ithal ürünlerde ciddi fiyat baskısı yarattığı ifade edildi.

Raporun sonuç bölümünde ise yerli üretimin desteklenmesinin artık ekonomik bir tercih değil zorunluluk olduğu vurgulandı. Açıklamada, üretimin güçlendirilmesinin hem tüketici refahını hem de istihdamı artıracağı belirtilerek yerli üretimin devlet politikası haline getirilmesi çağrısı yapıldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir