Kalp krizi çoğu zaman ani gelişen bir durum olarak bilinse de uzmanlara göre bazı hastalarda aylar öncesinden çeşitli belirtilerle kendini gösterebiliyor. Özellikle eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çabuk yorulma gibi şikâyetlerin erken fark edilmesi hayati önem taşıyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Okay Abacı, kalp krizinin çoğunlukla kalbi besleyen koroner damarların ani tıkanmasıyla meydana geldiğini ancak bazı durumlarda önceden uyarı verdiğini belirtti.
Abacı, özellikle eforla ortaya çıkan ve dinlenince geçen göğüs ağrılarının kalp damarlarında darlık olabileceğinin önemli bir göstergesi olduğuna dikkat çekti. Bu ağrının çoğu zaman göğsün ortasında baskı veya sıkışma şeklinde hissedildiğini ifade etti.
Bazı hastalarda ağrının çeneye, sol kola, omuza veya sırta yayılabildiğini belirten Abacı, nefes darlığı, aşırı yorgunluk, terleme ve mide bulantısı gibi belirtilerin de kalp hastalıklarının habercisi olabileceğini söyledi.
Öte yandan kalp krizinin her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmayabileceğini vurgulayan Abacı, özellikle diyabet hastalarında “sessiz kalp krizi” görülebileceğini ifade etti. Bu nedenle risk grubundaki bireylerin düzenli kardiyoloji kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini belirtti.
Uzmanlar, sigara kullanımı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, hareketsiz yaşam ve aşırı kilonun kalp krizi riskini artırdığını hatırlatırken; sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının kalp sağlığı açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Abacı, özellikle tekrarlayan göğüs ağrısı gibi şikâyetlerin ciddiye alınması gerektiğini belirterek, bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğinin altını çizdi.
