Hür-İş Federasyonu yetkilisi Serdaroğlu, çalışma hayatında yaşanan adaletsizlikler ve sendikal örgütlenmeye yönelik baskılara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, özellikle Ektam emekçilerinin sürdürdüğü direnişin yalnızca bir işyerine ait sorun olmadığı, emeğin ve örgütlenme hakkının savunulması anlamı taşıdığı vurgulandı.
Serdaroğlu, işçilerin “kurban” seçilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, emekçilerin hak arama mücadelesine karşı sergilenen kayıtsız tutumun kabul edilemez boyuta ulaştığını ifade etti.
“HÜKÜMET EMEKÇİNİN DEĞİL, SERMAYENİN YANINDA”
Açıklamada, çalışma hayatındaki sorunların çözümü noktasında hükümetin somut ve kararlı adımlar atmamasının emekçilerde ciddi güvensizlik yarattığı kaydedildi. İşvereni diyalog masasına getirmek, kayıt dışılığı önlemek ve örgütlenme hakkını korumanın devletin asli görevi olduğu belirtildi.
Mevcut tablonun hükümetin emekçiden ziyade sermayenin yanında durduğunu gösterdiği öne sürülen açıklamada, yetki ve imkânların kullanılmaması halinde sorunların çözülemeyeceği ifade edildi. Emekçiyi oyalayan değil, koruyan bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğu vurgulandı.
İŞVERENE ÇAĞRI: “UZLAŞI GÜÇTÜR”
Serdaroğlu, Ektam yönetimine de çağrıda bulunarak çözümün karşılıklı diyalog ve uzlaşıdan geçtiğini belirtti. Sendikalaşmanın bir tehdit değil, kurumsal yapıyı güçlendiren bir mekanizma olduğu ifade edilen açıklamada, örgütlü işçinin üretimde istikrar, verimlilik ve sosyal barış anlamına geldiği kaydedildi.
Sendikal örgütlenmeye karşı takınılan tavrın iş barışına zarar verdiği ve kurumsal itibarı zedelediği belirtilerek, masaya oturmanın kayıp değil olgunluk göstergesi olduğu dile getirildi.
“31 YILLIK EMEĞİN KARŞILIĞI BU OLAMAZ”
Ektam’da uzun yıllar görev yapan çalışanların aldığı ücretlerin hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığına dikkat çekilen açıklamada, 31 yılını üretime adamış bir çalışanın maaşının insanca yaşam koşullarını sağlamaktan uzak olmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.
Adil ücret, insanca yaşam ve örgütlenme hakkının pazarlık konusu değil temel hak olduğu vurgulandı.
“EMEKÇİLERİ KURBAN ETTİRMEYECEĞİZ”
Geçmişte sendikal hakları hiçe sayılarak işsiz bırakılan çalışanların yaşadıklarının hafızalarda olduğu ifade edilen açıklamada, benzer bir sürecin yeniden yaşanmasına izin verilmeyeceği kaydedildi. Mücadelenin yalnızca bir işyerine değil tüm emekçilere ait olduğu belirtilerek, “Bu sömürü düzeni birlik olmadan bitmeyecek” denildi.
“EMEĞİN İRADESİ ER YA DA GEÇ KAZANACAK”
Serdaroğlu, emekçinin sorunlarını çözmeyen ve sosyal adaleti tesis etmeyen hiçbir yönetim anlayışının kalıcı olamayacağını ifade ederek, çözüm üretmeyenlerin gideceğini, emeğin iradesinin er ya da geç kazanacağını savundu.
Hür-İş Federasyonu, hangi sendikaya bağlı olursa olsun tüm emekçilerin yanında olmaya, örgütlenme hakkını savunmaya ve adalet mücadelesini sürdürmeye kararlılıkla devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu.
