Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Adası’nda konuşlu Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün görev süresinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla bir yıl daha uzatılmasına tepki gösterdi. Bakanlık, Kıbrıs Türk tarafının rızasının alınmamasının BM’nin yerleşik ilke ve uygulamalarına aykırı olduğunu vurguladı.
Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi’nin 2815 sayılı kararına ilişkin yaptığı açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın değerlendirmesini güçlü biçimde desteklediklerini belirtti. Açıklamada, Ada’daki egemen eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türk tarafının rızası alınmadan Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Açıklamada, BM Barış Gücü’nün KKTC topraklarındaki faaliyetlerini KKTC makamlarının iyi niyetli yaklaşımı sayesinde sürdürebildiği belirtilerek, bu faaliyetlerin devamı için hukuki zeminin en kısa sürede tesis edilmesinin elzem olduğu vurgulandı. Aksi halde KKTC makamlarınca atılacak adımların, Anavatan ve Garantör Türkiye’nin tam desteğine sahip olacağı kaydedildi.
Bakanlık, kararda Ara Bölge’deki Pile köyünde Kıbrıslı Türklerin KKTC’ye doğrudan erişimini amaçlayan Yiğitler–Pile yolu projesine tarafsızlıktan uzak bir dille atıf yapılmasını eleştirdi. Aynı zamanda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Ara Bölge’de gerçekleştirdiği ihlallerin kararda yer almamasının esefle karşılandığı ifade edildi.
Açıklamada, Ada’da yarım asırdır barışı sağlayan unsurun BM Barış Gücü değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mevcudiyeti ve Türkiye’nin etkin garantisi olduğu vurgulandı. Bu çerçevede, Ara Bölge’de adil ve dengeli bir yaklaşım sergileyemeyen BM Barış Gücü’nün varlık gerekçesinin sorgulandığı belirtildi.
Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs meselesinde yıllardır denenmiş ve başarısızlığı kanıtlanmış yöntemlere atıf yapılmasının çözümü geciktirdiğini kaydederek, en gerçekçi çözümün Ada’daki iki devletin bir arada var olması olduğunu vurguladı. Açıklamada, uluslararası topluma Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi çağrısında bulunuldu.
